Kayıtlar

Ekim, 2024 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

DEDEKTİF-2

                                                           Aynı güne yeni bir uyanış: Gözlerini açtığında kasları ve kemiklerinin titreşimi kulaklarına ulaşıyordu. Başlangıçta etrafını görmekte zorlandı. Nereye baksa sisten bir perdenin ardına gizlenmişti her şey.                                                           Öldüğünü düşündü. Bu kadar saçmalık ve anlamsızlık dolu hayatta sonsuza kadar uyumaya '' Hayır '' demezdi asla. Ancak hayali bir kez daha boşa çıktı. Bilekleri acıyordu. Ellerini oynatmaya çalışsa da sert çeliğin içinde, sadece birazcık kıpırdatabildi. Karşısında aynı buz gibi güzel yüz, gözlerinin alevi ile buzu birbirine karışmış, en son gördüğü kişi oturuyordu. Sorgu odası oldu...

KATİL-2

                             Oysa ki ilk iki gün boyunca her şey mutluluk ve renk adına ne varsa hayatına katmıştı. Yıllardır ilk kez deliksiz uyumuş, ne çocukluğundan gelen kabusları ne de unutamadığı için uykularını kaçıran yüzleri görmüştü. İçindeki ferahlıkla uyandığı sabahı, favori mekanında doyurucu bir kahvaltı ve koyu bir americano için paraya kıyarak geçirmiş, gülüp mutlu olduğunu gören mekan sahibi çok şaşırmıştı.                             Düzgün bir uyku ve insanın içine sinen bir sabah gibisi yok muydu ? Neden başkalarına kocaman gülümseyen ona hep keder ve gözyaşını tattırmıştı ki ? Bu kadar boşa geçen senenin hesabını kim verecekti peki ?                             İşte yine başlamıştı. Sadece boşanacak kanın onu tekrar iyi hissettireceğini ummuştu ama yanılm...

DEDEKTİF(1)

                             Cızırdayan floresanın zayıf ışığının altında, Hakan Erdem’ in yorgun gözleri usul usul aralanırken, ilk başta nerede olduğunu anlayamadı. Akciğeri sızlıyordu, belki de o kurşunu mucizevi biçimde çıkartıp kanamasını durdurmuşlar, ameliyattan çıktığının ertesinde yoğun bakımda uyanma safhasına geçmişti. Bir başka ihtimal de, Tanrı’ yı çoktan unutmuş olsa da, kendisini nihayet hatırlamış olması ve bir meleğini göndermiş olmasıydı. Zihninden bir an için Scorpions’ un ‘ Send me an angel ‘ şarkısı geçti.                             Yine gereksiz derecede büyük salonundaydı.    Boşalmış şişeler, yırtık sigara paketleri, kırıntıların arasındaki boş ve buruşuk kese kağıtlarının arasında, spazm ve ağrılar eşliğinde yatıyordu. Van Gogh’ un taklit tablosu da, büyük ekranlı televizyon da yerdeydi. Boya parçaları ve cam...

KATİL(1)

                            Göğün denizle kesiştiği noktaya inen kızılımsı parlaklık gözlerini okşarken kulaklıklarından John Lennon’ un sakin sesi akıyordu. Kızıl saçları güneşte koyulaşmış, yeşil gözlerine bulutlardan gölge düşmüştü. Oysa ki bu ıssız sahili ilk keşfettiğinde arabasının lastikleri arka arkaya patlamış, kumlar darbeyi yumuşatmasa, ömrünün sonuna kadar sürecek bir ağrıyı çekmekten kıl payı kurtulmuştu. Burnundan damlayan kan damlaları zaten var olanlara karışırken beyninin uğuldadığını ve bütün kemiklerinin zonklandığını hissetmişti.                               “ Onu öldürdüm “ dedi “ Onu öldürdüm “ diye daha yüksek sesle tekrar etti. Sanki kanların fışkırdığı, sağanak bir yağmurun ilk düşüşünü andıran o an, anne karnına düşmesiyle başlayan süreç sona ermiş, yeni ve bambaşka hislerin baskın olduğu bir başka sürece kapı aç...

KAPANMAMIŞ-1

                         Sokak lambasından ışık kırıntıları düşerken hafif rüzgar küçük su birikintilerini titretiyordu. Sadece gecenin ayazı değildi içimi üşüten, az önce cüzdanıma giren kazık da canımı oldukça yakmıştı.                          Yine kırık parçalar kalbime batıyor, midem dünden beri boş kaldığını haber vermek için gurultularını arttırıyor, yıllardır üstesinden gelemediğim depresyonum arada hala kaybolmadığını hatırlatırcasına beyin kıvrımlarıma karanlık, kalbimin damarlarına sızı yüklüyor, daha da beteri yağmuru haber veren ve giderek gri tonu koyulaşan bulutlar yakınlaşarak hasret gideriyordu, yanıma şemsiyemi almadığım gerçeğini pekiştirerek karamsarlığımı büyütüyordu.                          Geniş bir dükkan saçağının altına sığındığım anda yağmur başladı. Bir, iki, üç daml...